AIG’ye
verilen 85 milyar dolarlık kredi üzerine dünya borsaları kısmen
rahatlarken, Rusya borsasında önceki gün yaşanan panik dün de devam
etti. Moskova Borsası, OPEC’in petrol fiyatının 86 dolara indiğini
açıklamasının ardından yeniden düşüşe geçti ve öğlen saatlerinde
işlemler durduruldu.
İşleme tekrar açılmayan Rus Borsası’nda
MICEX Endeksi dün yüzde 10 geriledi. RTS Endeksi’ndeki kayıp yüzde 6.39
olarak gerçekleşti. Peki Rusya’da borsalarda işlemlerin durdurulmasına
neden olan olaylar neler? Petroldeki düşüş, dünyanın en büyük
ihracatçılarından olan Rusya ekonomisini olumsuz etkiliyor. Bu nedenle
hisse senedi piyasaların global krize tepkisi diğer borsalara oranla
daha sert oluyor. Ancak son iki günde Rus Borsası’nda satışların
kartopuna dönmesinin altında yatan KIT Finance adlı finans şirketinin
Rusya Borsası’ndan yaptığı repo işlemlerindeki ödemelerini
gerçekleştirememesi. Moody’s de dün KIT Finance’in kredi notunu
düşürdüğünü açıkladı. Rusya, likidite sıkışıklığı aşmak için piyasalara
son iki günde 44 milyar dolar verdi. Bu paranın büyük bölümü, ülkenin
en büyük üç bankası olan Sberbank, VTB Group and Gazprombank’a
kullandırıldı. 1998’de yaşanan iflasına neden olan ekonomik krizden bu
yana en kötü günlerini geçiren Rusya’da bono işlemleri de durduruldu.
Lehman’a yatırım yapan fon battı
ABD’de
Reserve Primary Fund isimli para piyasası fonunun net varlık değeri,
Lehman Brothers kağıtlarına yaptığı yatırım nedeniyle 1 doların atına
indi. Daha önce bir kez bir likit fon, 1994’te 1 doların altı fiyata
inmişti. Bu da faiz oranları üzerine yapılan türev işlemlerden
kaynaklanıyordu. ABD’de likit fonların 1 dolar değerini koruması
gerekiyor. Reserve Management tarafından yönetilen fonun varlıklarının
değeri son iki günde yüzde 60 düşerek 23 milyar dolara geriledi. Lehman
Brothers kağıtlarına yaptığı 785 milyon yatırımı zarar yazan ABD’nin en
eski yatırım fonu Reserve Primary’nın net varlık değeri 97 sente indi.,,kaynak,vatan
Merrill Lynch’in yaptığı araştırmaya göre, yatırımcıların risk
almaktan kaçınma eğilimi Eylül ayında tavan yaptı. Yatırımcılar hisse
yerine panik halde nakite dönüyor
Moskova
Borsası’nda sert düşüşün sürmesinin ardından işlemler dün de
durduruldu. Yurtdışında kapanan finansman muslukları dev Rus bankaları
için tehlike çanlarının çalmasına neden oluyor
Tüm dünyada
yatırımcılar piyasalarda yaşananları korkulu gözlerle izliyor. Her
geçen gün yeni bir “dev”e ilişkin “batıyor” söylentileri çıkarken
yatırımcılar panik halde nakite dönmenin savaşını veriyor. Bear Stearns
ile başlayan ardından mortgage devleri Fannie Mae ve Freddie Mac’le
hızlanan “iflas” furyası Lehman Brothers ve AIG’le devam ediyor. Önceki
gün ABD hükümetinin, AIG’nin yüzde 79.9 hissesini 85 milyar dolarlık
kredi karşılığında alması da global piyasalardaki tansiyonu düşürmeye
yetmedi.
Özellikle İngiliz mortgage devi HBOS’un mali durumu ile ilgili haberler
yetmezmiş gibi ABD’nin en büyük ilk iki yatırım bankası olan Goldman
Sachs ve Morgan Stanley ile ilgili endişeler dev borsaları vurdu. New
York Borsası’nda Dow Jones Endeksi dün yüzde 4.06 düşerek 33 ay geriye
gitti. Böylece Dow Jones’taki son bir haftalık kayıp yüzde 7.11’e
ulaştı. Brezilya Borsası’ndaki düşüş ise yüzde 6’ya çıktı. Avrupa
borsalarında da yüzde 2’nin üzerinde düşüşler oldu.
Güvenli liman arayışı
İflas
etmemek için Bank of America’ya satılan Merrill Lynch’in yaptığı
araştırma da piyasalardaki panik havasını gözler önüne serdi. Merrill
Lynch’in 641 milyar dolarlık varlığı yöneten 186 fon yöneticisinin
katılımıyla yaptığı araştırmaya göre, global riskten kaçınma eğilimi
Eylül ayında “doruk noktasına” ulaşırken yatırımcılar hem daha korumacı
ürünlere yöneldi hem de yatırım vade ufuklarını kısalttı.
Altın fiyatları yüzde 11 arttı
*
Krİz dönemlerinin gözde yatırım aracı olan altına talep dün tam
anlamıyla patladı. Geçen dönemde petrol fiyatlarının seyrine göre
hareket eden altının ons fiyatı dün güvenli liman arayan yatırımların
hedefi haline geldi. Önceki gün 777 dolardan kapanan altının ons fiyatı
dün yüzde 11.51 artarak 866.5 dolara kadar yükseldi.
2. Dünya Savaşı seviyesine dönüş
*
Global piyasalardaki çalkanıyla birlikte 3 ay vadeli ABD Hazine
bonosunun faizi 2. Dünya Savaşı seviyesine indi. Bu arada ABD Hazinesi,
ABD Merkez Bankası (FED) tarafından gelen bir talep üzerine geçici
destek programı hazırladığını açıkladı. Buna göre, ABD Hazinesi hazine
tahvilleri satarak FED’in kullanımı için nakit yaratacak.
Lıoyds, mortgage devi HBOS’u aldı
Tüm
dünyaya yayılan krizi iyice hissetmeye başlayan İngiltere’de bankalar
zor durumda. İngiltere’nin en büyük mortgage bankası HBOS’in likidite
sorunu çektiği haberlerinin yayılması üzerine şirketin hisseleri yüzde
51 oranında düştü. İlerleyen saatlerde İngiliz bankası Lloyds, HBOS’un
tüm hisselerini alma konusunda anlaşmaya varıldığını açıkladı.
Açıklamaya göre Lloyds, HBOS için 50 milyar dolar ödeyecek.,,kaynak,ivatan Öncelikle BOTAŞ’ın 700 milyon YTL’lik vergi borcunun tahsili için harekete geçildi
Bazı
kamu kuruluşları ile belediyelerin tüm uyarılara rağmen vergi
borçlarını ödememesi, Gelir İdaresi Başkanlığı’nı yeni arayışlara
yöneltti. Bütçe dengeleri ve vergi hedeflerinin tutturulması amacıyla
özel sektörün vergi borçları için bankalarda haciz uygulamasını
sürdüren İdare, kamudaki vergi alacaklarının da gerektiğinde haciz
yoluyla tahsiline dönük eylem planı belirledi. Öncelikle BOTAŞ’ın 700
milyon YTL’lik vergi borcunun tahsili için harekete geçildi. Maliye’nin
en fazla vergi alacağı bulunan BOTAŞ, borcunu ödemesi için defalarca
uyarıldı. Sonuç alınamayınca BOTAŞ’ın doğalgaz verdiği ve alacaklı
olduğu Hamitabat Termik, Elektrik Üretim A.Ş., Ak Enerji ve İzmir
Elektrik’e haciz bildiriminde bulunuldu. Hafta sonunda gönderilen
bildirimde, bu kuruluşların, BOTAŞ’a olan borçlarının, BOTAŞ’ın
ödemediği vergilerin karşılığı olarak 7 gün içinde yatırılması istendi.
Talimat gönderildi
Gelir İdaresi verilerine göre,
BOTAŞ’ın halen takside bağlanmış ve vadesi gelmiş 696 milyon YTL vergi
borcu var. Daha önce tecil edilerek, takside bağlanmış, vadesi gelmemiş
vergi borcu tutarı da 3 milyon 617 bin YTL. Böylece BOTAŞ’ın toplam
vergi borcu 700 milyon YTL’yi buluyor. Gelir İdaresi Başkanlığı, taşra
teşkilatına vergi borcunu ödemeyen belediyeler için de gerekirse haciz
uygulamasında bulunulmasını istedi. Vergi dairesi başkanlıkları ile
defterdarlıklardan, devletin vergi alacağı olan belediyelerin tek tek
masaya çağrılmasını isteyen Gelir İdaresi, “Görüşmelerde ödeme güçlüğü
olan belediyelerin vergi borçlarını taksitlendirin. Ancak, buna
yanaşmayan ya da taksidini ödemeyen belediyeler için de hemen haciz
başlatın” talimatını verdi.
56 belediye listede
Bu
arada, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın ay başında yayınladığı ve 30
Haziran 2008 itibarıyla vergi borcu 850 bin YTL’yi aşan kişi ve
kuruluşlar arasında da çok sayıda belediye ile bunlara bağlı
işletmelerin ismi yer aldı. Listede Türkiye’nin en fazla vergi borcu
bulunan ilk 1.000 mükellefinin 56’sının belediye, 1’inin de bağlı
işletme olduğu görüldü. Borçlu belediyeler arasında ise İstanbul’un
Şişli ve Sarıyer belediyeleri ile Kocaeli ve Adana Büyükşehir
Belediyeleri başı çekti. Listenin 47’inci sırasındaki Şişli
Belediyesi’nin vergi borcu 59 milyon 239 bin YTL’ye ulaşırken, bunu 58
milyon 852 bin YTL ile listede 49’uncu sırada olan Kocaeli Büyükşehir
Belediyesi izledi.
Gökçek’in BOTAŞ’a borcu vergi borcunu karşılıyor
MALİYE’NİN
başlattığı haciz uygulamasıyla gözler BOTAŞ’a en fazla borcu olan Melih
Gökçek’in Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne çevrildi. Şimdiki ismi
Başkent Doğalgaz olan EGO’nun BOTAŞ’a borç tutarı konusunda anlaşmazlık
olduğunu ifade eden Gökçek, borcu ödemeyeceği yönünde açıklamalarda
bulunuyor. Gökçek’in BOTAŞ’a olan borcunun faizleriyle 1.2 milyar
YTL’ye ulaştığı belirtilse de 2007 sonu itibarıyla kesinleşmiş borcun
677 milyon YTL olduğu ifade ediliyor. Yani Gökçek’in borcunu ödemesi
halinde,,, BOTAŞ’ın da vergi borcu neredeyse kapanıyor.,kaynak,vatan
Petrol
Ofisi Yönetim Kurulu Başkanlığı, Ceyhan bölgesinde rafineri kurmak
isteyen iştiraki Petrol Ofisi Akdeniz Rafinerisi’nin (POAR) Enerji
Piyasası Denetleme Kurulu’na (EPDK) yaptığı başvurusuyla ilgili bir
açıklama yaptı. Petrol Ofisi Yönetim Kurulu Başkanlığı, “POAR’ın,
Ceyhan bölgesinde rafineri kurmak için ilk başvuruyu yapan, ilk
uygunluk belgesini ve ilk ÇED raporunu alan ve rafineri harcını ilk
yatıran kurum olduğunu, böyle olmasına rağmen hâlâ POAR’a lisans
verilmeyip, sonradan müracaat eden başka bir gruba lisansın
verilmesinin, EPDK’nın bağımsızlığına gölge düşürdüğünü” savundu.
Petrol
Ofisi Yönetim Kurulu Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada şunlar
yer aldı: “EPDK, 27.6.2007 tarihinde Petrol Ofisi’ne rafinerici lisansı
verilmesini kurul kararı ile uygun bulmuştur. Bu uygun bulma kararının
üzerinden 14 ay geçmiş olmasına rağmen çeşitli bahaneler ile süresiz
lisansımız geciktirilmiştir. Son gelinen noktada Petrol Ofisi için
uygunluk kararı çıkmış olan bölgede bir başka başvuru daha olduğu
gerekçesi ile EPDK tarafından oyalanmaktayız. EPDK, POAR’ın uygunluk
kararını 27.06.2007 tarihinde verdi ve 1 Ekim 2007 tarihine kadar ÇED
raporu alınması ve lisans bedelinin kurum hesabına yatırılması kaydı
ile POAR’a rafinerici lisansının verileceğini bildirdi. POAR 1 Ekim
2007 tarihi itibarıyla ÇED olumlu raporu ile birlikte lisans bedelini
de ödeyerek evraklarını EPDK’ya teslim etti.
EPDK Başkanı’nın
açıklamasında belirttiği ikinci başvuru Diler Holding tarafından 4 Ekim
2007’de yapıldı. Bu durumda aynı bölge için ikinci bir başvurunun
olması 1 Ekim 2007 tarihi itibarıyla bütün yükümlülüklerini yerine
getirmiş olan POAR’ın lisansının verilmemesinin nedeni olamaz.”
Mevzuatta hiçbir boşluk yok
“Böyle
bir neden olsa bile Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Tebliğ ve Enerji
Piyasası’nın bugün yürürlükte olan mevzuatına göre lisans POAŞ’ın
hakkıdır. Dolayısı ile EPDK Başkanı’nın söylediği gibi yeni bir tebliğe
ihtiyaç yoktur” değerlendirmesi yapılan açıklamada şu ifadelere yer
verildi:
Bağımsızlığa gölge düştü
“POAR Ceyhan
bölgesinde rafineri kurmak için ilk başvuruyu yapan, ilk uygunluk
belgesini ve ilk ÇED raporunu alan ve rafineri harcını ilk yatıran
kurumdur. Böyle olmasına rağmen hâlâ POAR’a lisans verilmeyip, sonradan
müracaat eden başka bir gruba lisansın verilmiş olması, EPDK’nın
bağımsızlığına gölge düşürmüştür.” ,kaynak,vatan
102 ülkede 18 bin yayını temsil eden Dünya Gazeteler Birliği (WAN) Tayyip Erdoğan’a mektup gönderdi
Dünya
Gazeteler Birliği (WAN) ile Dünya Editörler Forumu Başkanları, Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan’a Doğan Medya Grubu’na yönelik tehdit ve
yayınlarını engelleme teşebbüsleri nedeniyle mektup yazdı. Başkanlar
mektupta, “Tehditlerinizi acilen çekin” mesajını verdi
Dünya
genelinde 102 ülkeden 18 bin yayını temsil eden Dünya Gazeteler Birliği
(WAN) Başkanı Gavin O’Reilly ve Dünya Editörler Forumu Başkanı Xavier
Vidal-Folch, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a Doğan Medya Grubu’na
yönelik tehdit ve açıklamaları nedeniyle bir mektup yazdı. Her iki
başkan, “Doğan Medya Grubu’na yönelttiğiniz tehditler ve kamuoyunu
açıkça ilgilendiren bir konuda haber yayınlamalarını engelleme
teşebbüsleriniz karşısında duyduğumuz ciddi endişeleri ifade etmek için
yazıyoruz” şeklinde mektuba başlarken, “7 Eylül’de canlı yayında
televizyona çıkarak Doğan Medya Grubu’nu Deniz Feneri e.V. yolsuzluk
skandalı üzerine haber yayınlamamaları konusunda resmen uyardınız.
Ayrıca Grubu, şirketin iş ilişkileri hakkında zarar verebilecek
bilgileri açıklamakla tehdit ettiniz” dedi.
Mektupta şu ifadeler
yer aldı: “Doğan Grubu gazetelerinde yayınlanan haberler, Alman
savcılar tarafından yürütülen, çoğu Almanya’da yaşayan Türkler’den
olmak üzere 50 milyon eurodan fazla insani yardım toplayan Deniz Feneri
e.V. yardım derneği hakkındaki yolsuzluk iddiaları hakkındaki
soruşturmasını ilgilendiriyor. Ödemeleri aldığı iddia edilen kişiler
arasında hükümet ve hatta Başbakanlık makamına yakın olan bir TV kanalı
da bulunuyor. Türkiye Başbakanı olarak sizin yasal haberciliği
bastırmak için çabalama gerekliliği duymanız ve Deniz Feneri e.V.
skandalı gibi konularda haber yapma hakkı -ve aslında sorumluluğu- olan
Doğan Grubu’nu tehdit etmeniz üzerine paniğe kapıldık. Saygıyla
hatırlatmak isteriz ki, devletin görevi medyanın profesyonel
sorumluluklarını yıldırma korkusu olmadan yerine getirebilmesi için
uygun bir ortam sağlanması, eleştirel haberciliği susturmaya
çalışmaması olmalı. Medyaya yapılan bu tür saldırılar, araştırmacı
gazeteciliğe ket vuran ve kendini sansürlemenin yaygınlaşmasına neden
olabilen bir korku ikliminin oluşmasına neden olur. ”
Cevap bekleniyor
Başkan
O’Reilly ve Vidal-Foch mektubu, “Sizi, saygıyla Doğan Grubu’na karşı
ortaya attığınız tehditleri acilen geri çekmeye ve basın özgürlüğüne
olan bağlılığınızı açıkça yeniden onaylamaya çağırıyoruz. Size uygun
olan en erken zamanda cevabınızı bekliyoruz” şeklinde tamamladı.
18 bin yayını temsil ediyor
Dünya
Gazeteler Birliği (The World Association of Newspapers-WAN) 1948’de
kuruldu. Kâr amacı gütmeden sivil toplum kuruluşu olarak faaliyet
gösteren WAN, bünyesinde, 100 ülkede falliyet gösteren 76 ulusal
gazete, 12 haber ajansı, 10 bölgesel ajans ve bireysel gazete
yönetimlerini barındırıyor ve 5 farklı kıtada 18 bin yayını temsil
ediyor. WAN’ın başlıca amaçları arasında basın özgürlüğünü ve
gazetelerin bunu sağlayacak ekonomik bağımsızlığını savunmak, farklı
bölge ve kültürlerden gazete yönetimleri arasındaki iletişimi
güçlendirerek gazetelerin gelişimini desteklemek ve birlik üyeleri
arasında işbirliği sağlamak bulunuyor.
Bu amaçları gerçekleştirmek için WAN,
*
Basın özgürlüğünü savunmak ve basının iş dünyasındaki ve profesyonel
anlamdaki çıkarlarını savunmak için medya konularında gerçekleşen her
türlü tartışmada basın endüstrisini temsil ediyor.
* Daha iyi ve kârlı gazetelerin üretilmesi için dünya çapında düşünce ve bilgi değişimini destekliyor.
* Gazetelerin dağıtımı, pazarlanması ve bilgi akışına karşı uygulanan her türlü kısıtlamaya karşı çıkıyor.
* Basın özgürlüğü ihlallerine ve bu özgürlük karşısına çıkarılan her türlü engele karşı kuvvetle mücadele ediyor.
* Eğitim ve işbirliği projeleriyle gelişmekte olan ülkelerdeki gazetelere yardım ediyor.
* Haksız yere suçlanmış yayıncı ve gazetecilere, ücretsiz avukat yardımının yanısıra maddi ve insani destek sağlıyor.,,kaynak,vatan
AA
Cep telefonlarında gerçekleşen arızaların
önemli bölümünün "sıvı teması" sonucu oluştuğu, ıslanan cihazın kısa devre
sonucu bozulmaması için ilk yapılması gerekenin batarya ve SIM kartı çıkarmak
olduğu bildirildi.
AA muhabirinin Mobil İletişim Sistemleri ve Araçları İşadamları Derneği
(MOBİSAD) yetkililerinden aldığı bilgiye göre, Türkiye'de geçen yıl gerçekleşen
yaklaşık 12 milyon adetlik cep telefonu satışının yaklaşık yüzde 70'i cihazını
yenileyenlere, yüzde 20'si arıza ve çalıntı nedenleri ile yeniden cihaz alanlara,
yüzde 10'u ise cep telefonu kullanmaya yeni başlayanlara gerçekleştirildi.
Yaşanan arızaların büyük bölümünü sıvı teması nedeniyle gerçekleşen
arızalar oluştururken, garanti kapsamına da girmeyen böyle bir durumda alınacak
bazı önlemlerle cihazın yeniden çalışmasının sağlanabileceği kaydedildi.
Cep telefonuna sıvı dökülmesi gibi bir durumda ilk yapılması gereken,
bataryayı çıkarmak ve böylece batarya bölümüne girmiş sıvının yayılmasını
önlerken, elektrik gücünü kesip kısa devre nedeniyle yaşanabilecek arızaların da
önüne geçmek.
Ardından, genellikle cihaz ıslanıp bozulsa bile SIM kartlar kolay kolay
bozulmadığı için, sim kart çıkarılmalı ve bataryayla birlikte kurulanmalı.
Cep telefonunun içerisindeki nemi almak için bir kompresörle hava
üfletilmeli ya da elektrik süpürgesiyle içindeki hava çekilmeli. Saç kurutma
makinesi sıcak hava üflediği için cihaza zarar verebiliyor. Daha sonra en az 1-2
gün kurumaya bırakmak daha sağlıklı sonuç alınmasını sağlıyor.
Eğer cihaz denize düşmüşse çıkarıldıktan sonra tatlı suya bırakıp, oradan
çıkarıldıktan sonra kurulanması gerekiyor. Aksi halde denizde bulunan mineraller
cihazın devrelerine zarar veriyor.
Cihaz temizlenirken alkol kullanılmaması, kullanımı mecbur ise plastik
kısımların zarar görmemesi için "denature" alkolün tercih edilmesi
öneriliyor.,kaynak,vatan5651 sayılı internet yasası 23 Mayıs 2007'de resmi gazetede yayınlanarak hayatımıza girdi.
Mecliste
4 Mayıs 2007'de -tartışılarak- "Bu bakımdan, bu ilk tedbirdir ve
Türkiye, bu konuda önlem alan ilk beş ülkeden altıncısı konumuna
gelmiştir. Bu bakımdan, bunu çok önemli bir gelişme olarak görüyoruz"
sözleriyle kabul edilen
5651 sayılı internet yasası 23 Mayıs 2007'de resmi gazetede yayınlanarak hayatımıza girdi.
İlk
başlarda pek çok çevrenin tepkisini almasa da hemen herkesin günde bir
defa uğradığı youtube'u vurduğunda ilk gerçek tepkiler başladı.
Ardından herkesin özgürce günlük yazdığı wordpress, Dünyanın en büyük
film değerlendirme sitesi imdb, google groups, b2b ticaret sitesi
alibaba, ekşisözlük gibi liste uzarken farklı ve başarısız bir sürü
kampanya da kendini gösterdi.,kaynak,vatan
Microsoft, Windows Live yazılım setinin 3. sürümünün betasını yayınladı. Peki yenilikler neler?
Windows
Live Wave 3'ün programlardan oluşan kısmı internete sızdı. Şu andan
itibaren Microsoft'tan indirebilirsiniz. Bu beta sürümünde Windows Live
Toolbar, Movie Maker, Family Safety, Microsoft Office Outlook
Connector, Mail, Messenger, Photo Gallery ve Writer yazılımlarının yeni
sürümlerini bulabilirsiniz. Programlar hakkında kısaca bilgi:
Windows Live Mail artık Takvim'e entegre olabiliyor.
Windows
Live Movie Maker sisteminizde yüklü olan Movie Maker'ın yerine geçecek
ama artık daha çok YouTube ve diğer hizmetler için videolar
oluşturmanızı sağlayacak şekilde tasarlandı.
Windows Live Messenger, Microsoft'un WPF (Windows Presentation Foundation) tabanlı tasarımdan vazgeçmiş olduğu iddialarına rağmen harika gözüküyor.
Windows Live Photo Gallery
artık yüz tanıma özelliğine sahip. Daha az butonlara sahip bir araç
çubuğu ki, bu sette sunulan programların çoğu bu tip bir tasarımı baz
alıyor.
Windows Live Writer video gömme ve daha akıllı bir arayüz ile daha gelişmiş özellikler sunuyor.,,kaynak,vatan
Windows Live Wave 3 Beta'yı indir Mac OS X Leopard'ın bir süredir muzdarip olduğu sorunların ilacı geldi.
Apple, 10.5.5 güncellemesini sonunda yayınladı.
OS
X Leopard'ın "Software Update" bileşeniyle indirilirse 316 MB, ayrı
olarak indirilirse 601 MB boyunda olan güncelleme bir çok sorunu
gideriyor. Bunların başında, işlemcinin "boşa dönüp" ısınmasıyla ortaya
çıkan video performans sorunları var. Ayrıca, Apple geliştiricilerine
göre dizin oluşturma hızlanmış, "Speech Dictionary" gelişmiş ve
iPhone'un iCal ile senkronizasyonu daha güvenilir hale getirilimiş.
Ayrıca iCal, Time Machine, Mail ve Address Book gibi yazılımlardaki
hatalar da bu güncellemeyle onarılabiliyor.
yahoyt.com,kaynak,vatan
Hafif Bluetooth kulaklık arayanlara |
İncecik hafifcecik cep telefonu kulaklığı SouthWing SF605'i gururla sunar
Despec,
gayet hafif ve şık bluetooth cep telefonu kulaklığı SouthWing SF605'i
piyasaya sürdü. Araçta, ofiste ve yolda kullanım için ideal olan 100
gram ağırlığındaki ürün, 10 saat konuşma, 13 gün de bekleme süresi
sunuyor. Full Duplex özelliğiyle ses kalitesini artıran SF605, DSP
teknolojisiyle de kullanıcıyı ortamdaki gürültü ve ekodan kurtarıyor.
Konferans moduda bulunan kulaklığın fiyatı ise 99 YTL,,kaynak,vatan |